Tarih

Tarihte Gaziantep Kalesi Hakkında Söylenenler..

Tarihte bilinen en eski kalelerden birisi Gaziantep Kalesidir. Tarihin birçok dönüm noktasında Gaziantep Kalesi önemli roller oynamıştır.

Haçlı seferleri döneminden itibaren Gaziantep kalesinden bahseden yazılı kaynaklar kalenin geçmişi ve mimarisi hakkında bazı orijinal bilgiler vermektedir. Bunlar şöyledir;

-Ebu’l Fıda; Antep’in kaya üzerine inşa edilmiş bir kalesi olduğundan suyunun bolluğundan, pazar yerlerinden ve tüccarlarından bahsetmektedir.

-Tarihçi Nizamüddin Şami; Timur’un Antep kuşatmasını anlatırken “hisarı dayanıklı ve sağlamdı, hendeğinin yüksekliği 30 gez (arşın) ve çevresi 70gez idi. Hendeğin kenarında ve çevresindeki arklarda bir süvari at sürebilirdi. Kaleyi yaparken dağı da deldikleri için kimse onu almak için savaşamazdı, her iki taraftaki duvarları beyaz taştan yapıp yükseltmişler ve üzerine tirendazlar ( okçular ) oturmuşlardı. Hendeğin üzerindeki köprü iplerle yukarı çekilebilirdi” demektedir

-1699’da şehri ziyaret eden Maundrell; “Antep’in yüksek bir yerde inşa edilmiş olduğunu, Halep yönünde kuzeyde yuvarlak bir dağ üzerinde bir kalesinin bulunduğunu, dağın eteklerindeki mezarlar ve galeriler arasından kaleye çıkıldığını ve kalenin büyük kapıları olduğundan” bahsetmektedir.

-Pococke; Antep’in iki tepecik üzerinde kurulmuş olduğunu, tepeler arasından bir derenin aktığını, şehrin çevresinin üç mil olduğunu, Sacır ırmağının şehrin doğusundan geçtiğini ve burada su kemerleri bulunduğunu kalenin yuvarlak bir tepe üzerinde yapılmış olduğunu, çevresinde kaya mezarları bulunduğunu, kale kapısının esas kale binasına asma köprülerle bağlanmış olduğunu ve Türklerin kale çevresinde ikamet ettiklerini” anlatmaktadır.

-Olivier; “Antep’te Türkçe konuşulduğunu ve burada çok sayıda Türkmen’in yaşadığını, Sacır ırmağının Türkmenler ve Bedeviler arasında sınır oluşturduğunu” belirtmektedir.

-Evliya Çelebi, “… Ayan ve eşrafı, bilginleri, mollası, imamı ve hatipleri, şeyhleri vardır. Kente 32 mahalle ve 8067 toprak damlı ev mevcuttur. Arasta meydanında Boyacıoğlu camisi, Uzun çarşı içinde Tahtalı camisi, gayet sanatlı ve kubbeli camilerdir. 7 darulhadis, 140 çocuk mektebi vardır. Her evden su geçer. Her evde bahçe, havuz ve şadırvan vardır. Bağlı, bahçeli şirin bir şehirdir. Gittikçe de mamur olmaktadır. Havası çok latiftir. … Kalesi şehrin ortasında kudret kayası üzerinde değirmi şekilde çok güzel, metin bir kaledir. 1300 adımdır. Hendeği 40 arşın eninde, 20 arşın derinliğinde kesme kayadan oyulmuştur. Hendekten kalenin görünüşü kaplumbağaya benzer, eğri binalardır. Taşların büyüklüğü bir fil kadardır. Kalenin çevresi üzerinde 36 kule var ve hepsi 1001 bedendir. Hendeğe bakan kulelerin alt kısımlarında hendeğin etrafını çevirmiş mağaralar vardır. Bu kalenin batısında kapıları var. Yedi kat demirdendir. Dış kapıdan sonra orta kapı ve ondan sonra hendek üzerine kurulmuş tahtadan asma bir köprü var. Bekçiler gece bu asma köprüyü makaralarla çekerler ve kapının ve kapının üstüne koyarlar. Bu kapıdan hendeğe bakanın başı döner, karanlık bir yoldan geçilir, biraz ileride bir kemer içinde etrafına parmaklık çevrilmiş yerde Muhammed Gazali metfundur. Burada kalenin içine vardıkta, 40 ev ve bir cami, bir hamam, birkaç buğday ambarı var. Çarşısı pazarı yoktur. Kalede bulunan asker ve kale ağası buradan hiçbir yere ayrılmayarak otururlar. Cephaneleri ile beraber 70 tane top dizilmiştir. Bu kale Halep kalesinin oğlu denebilir” demektedir.

-C.Chesney, tepe üzerindeki kalenin Halep kalesine çok benzediğinden,şehirdeki cami ve hamamların dışında taştan yapılmış 8000 Türk ve 500 Ermeni evinin bulunduğundan söz eder, şehrin ve kalenin görüldüğü bir gravür vermektedir.

-Rey, eski Hamtap’ın bugün Antep adını taşıyan şehir olduğunu, XII.-XIII. yy’larda Tulupa (Dülük) ile Urfa prensliğinin büyük bir malikanesi olduğunu, şehrin bir ucundaki suni görünen tepe üzerinde oldukça önemli bir kalesinin bulunduğunu yazmaktadır.

-Humann-Puchstein, “Antep’in denizden 980m yüksekteki bir ovanın ortasında yer aldığını, hafifçe yükselerek ilerleyen yollarının Paris’i andırdığını, geniş avlulu ve bahçeli evlerin kesme taştan yapıldığını, şehrin tam ortasında yüzyıllar önce yapılmış bir kalenin yükseldiğini, kalenin çevresinde derin

Leave a Comment

Your email address will not be published.

You may also like